Gaziantep’in ilk vegan ve vejetaryen mutfağı: Mutfakna
Kadınların dayanışma kültürü ile bir araya gelerek, eşitlik anlayışı ile yola çıktıklarını belirten Mutfakna ekibi, ortaya çıkış hikâyelerini, vegan, vejetaryen mutfağını, neden Gaziantep’i seçtiklerini ve nasıl bir yol izleyeceklerini T24’e anlattı
T24 Haber Merkezi / Gaziantep
Sivil toplum alanında çok kültürlü çalışmalarıyla bilinen ve özellikle Dom ve Abdal gruplarla ilgili hak temelli insiyatifler alan Kırkayak Kültür, birlikte yaşama felsefesinden yol çıkarak toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen vegan ve vejetaryen yemeklerinin yapılacağı Mutfakna’yı hizmete sundu.
Mülteci ve Türkiyeli kadınların birlikte çalışıp, üreteceği bir alan olan Mutfakna Gaziantep’in ilk vegan ve vejetaryen mutfağı olma özelliğini sahip. Mutfakna, Gaziantep gibi yoğun et tüketiminin olduğu bir metropol şehrinde, başka yemek anlayışının mümkün olduğuna kapı aralıyor.
“Bir şeyler yapmamız gerektiğinden emindik”
Mutfak Matbakh atölyenin koordinatörlüğünü yürüten Emine Doğan, yaklaşık 10 yıldır Kırkayak Kültür’de gönüllü çalıştığını söyledi.
“Mutfakna’da bir araya gelişimizi anlatabilmem için önce atölyeden bahsetmem gerekir” diyen Doğan şunları anlattı:
“Mutfak Matbakh atölye olarak 2015 yılında kadınlarla bir araya gelerek bir şeyler yapmamız gerektiğine karar verdik. Bunun için de Gaziantep’te yaşayan kadın aktivistler, ulusal ve uluslar sivil toplum örgütü temsilcileri, akademisyenler, göçmen ve yerel kadınlarla bir araya gelerek toplantılar yaptık. Birlikte ne yapabiliriz sorusunu birlikte düşünüp birlikte cevap arayışına girdik. Bir şeyler yapmamız gerektiğinden emindik, ama bunun yöntemine de net bir şekilde karar vermemiz gerekiyordu.
O yöntem de en başta eşitlik ilkesi ile hareket etmekti. Çünkü o dönemde çok fazla “ev sahibi” – “misafir” söylemleri kullanılıyordu. Biz hak temelli çalışan bir kurum olarak bundan çok rahatsızdık. Bunu kırmak, eşit ilişkiyi kadınlar arasında yaşatmak için hem toplantılarımızı bu düzleme getirdik hem de yapacağımız işlerde kadınlarla ne yaparsak yapalım eşitlik ilişkisi üzerinden eyleme geçme halini oturtmaya çalışırız diye düşündük.”
“Yemeği bir araya gelmenin bir aracı olarak kullanmaya karar verdik”
Hem Orta Doğu hem Anadolu coğrafyası için yemeğin kültürel anlamda çok önemli ve gönüllü bir araya gelişi sağlamak için de güzel bir araç olduğuna dikkat çeken Doğan şöyle konuştu:
“2016 yılında Mutfak Matbakh atölye ismi ile Kırkayak Kültür bünyesinde toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı çalışmaya başladık. İsmimiz mutfak ancak mutfağı biz sadece yemekle ilişkili olarak kullanmıyoruz. Mutfağı bir araya gelip üretim yapılan yer anlamında kullanıyoruz.
“Mutfakna, bizim mutfağımız demek”
Yemekle bir araya gelmenin süreci çok kolaylaştırdığını, eşit ilişki kurma halinde de ısrarcı olunca gelenlerle karşılıklı güven ve dayanışma iklimi oluştuğunu bildiren Doğan, “Yemek atölyelerinin kadınların yürütücülüğünde gerçekleşmesini sağladık. Yapılacak yemeği, atölyedeki görev dağılımını hepsini kadınlar ayarladı. Böylece mutfak kurumsal olarak bizden çıkıp hepimizin mutfağı oldu” ifadelerini kullandı.
Doğan, Mutfakna’nın ismine ilişkin süreci, “Şu an açılan Mutfakna’nın ismi de o zaman gerçekleşen yemek atölyelerinde ortaya çıktı. Na Arapça bizim demektir. Na’ya Mutfak eklendi ve Mutfakna, yani bizim mutfağımız oldu” sözleriyle özetledi.
“Menüler eşitlik odağından çıktı”
Doğan, “Eşitlik odağında yaptığımız çalışmalara bu sefer mutfağı da dahil ederek menümüzü vegan vejetaryen şeklinde oluşturduk. Orta Doğu ve Anadolu mutfaklarından vegan, vejetaryen, yemekler ve mezeler menüde yer alıyor. Bununla birlikte catering hizmeti de veriyoruz. Aynı zamanda bir de mobil mutfağa çevirdiğimiz karavanımız var” diye konuştu.
“Gelir, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına ve üniversiteli kadınlara burs olarak verilecek”
Mutfakna’nın nasıl bir yemek sunumu olacağına ve spesifik örneklerinin olup olmadığına ilişkin soruya Doğan şöyle yanıt veriyor:
“Menümüzde her zaman servis ettiğimiz yemekler dışında günlük değişen yemekler var. Sürdürülebilir mutfak politikası uyguluyoruz. Bu yüzden sefer taslarımız ve doğada çözünebilir kaplarla paket servis yapıyoruz. Vegan vejetaryen yemek yapmamız sürdürülebilirlik için zaten en önemli göstergemiz. Böylece Kırkayak Kültür’ün birlikte yaşam politikasını tüm canlılar için de hayata geçirmiş olduk.
Munzur Üniversitesi Gastronomi Bölümü mezunu Öznur Erat, Mutfakna’nın bir diğer aşçısı. Mutfakna’nın hikâyesine değinen Erat, şunları aktardı:
“Buradan elde edilen gelir üniversiteli kadın öğrencilere burs olarak verilecek. Öğrenciliğimden beri kendi reçetelerim ve menülerim vardı. Onları, burada hayata geçirmek istiyorum. Vegan ve vejetaryen çorbalar ve mezeler yapıyorum. Örneğin köz patlıcan çorbası servisimiz var. Köz patlıcan çorbası genellikle salçalı olarak bilinir. Ayrıca patlıcan dışında içine diğer sebzeler de atılır. Bunu vejetaryen bir hale getirdim. Sütlü bir çorba oldu. Bunun dışında meze olarak kibbe ve loğlaz dürümü yapıyoruz. Kibbe, kuru patlıcan başı (börk), çam fıstığı, kuş üzümü ve baharatların harmanlanmasıyla oluşan bir iç harcından oluşan dış görüntüsü açısından içli köfteye benzeyen bir mezemiz.”

